İLETİŞİM

FİLOGRAFİ KURSU İLETİŞİM

Tel: 0507 342 36 23

email: saadetpece@gmail.com

Atölye Adres: Atlas Çıkmazı Üsküdar Kapalı Çarşı Zemin Kat
No:4 ÜSKÜDAR/İSTANBUL

29 Şubat 2012 Çarşamba

FİLOGRAFİ SANATI


Genel olarak sanatın tüm dalları, bireyin sosyal ilişkilerini ayarlamasının yanında, toplum içinde işbirliği ve yardımlaşmayı, doğruyu seçme ve ifade edebilmeyi, bir işe başlayıp bitirme sevincini tatmayı, üretken olmayı sağladığı için gereklidir. Sanat eğitimi; gözlem yapma, özgün buluş ve kişisel yaklaşımları destekler, pratik düşünceyi geliştirir. Olayları, olmadan da beyinde gerçekleştirebilme gücünü arttırır. Bireyin el becerisini geliştirir ve sentez yapmasına yardımcı olur. Kendi içinde branşlara ayrılan sanatın, en meşakkatlilerinden olan filografi sanatı ile son yıllarda tanışma fırsatı bulduk. Filografi zarif, kendine has, asil, sınırlarını koruyan, gösterişi ve şaşaası olmayan mütevazı insanın içine işleyen bir sanat dalı. Tanım olarak baktığımızda ilk önce karşımıza bu sanatın eski zamanlara ait bir uzak doğu sanatı olduğu iddiaları çıkıyor, karşı sav olarak uzak doğu kökenli olmadığını düşünen tamamen ülkemize ve bize ait olduğunu savunan otoritelerde mevcut. Filografi sanatı tanımında ahşap zemin üzerine çakılan çivilerden ve özel sarım tekniklerinden bahsedilmektedir. Bu sığ ve yavan tabir filografi sanatının verdiği duygu, düşünce ve izlenimleri anlatmakta yetersiz kalmakta, filografi sanatçısının yetenek ve yaratıcılığını estetik bakış açısı ile ürettiği eserlerinin duygusunu da maalesef kısıtlamaktadır. Resim sanatından bahsederken tuval fırça ve boya olarak açıklamak ne kadar duygusuzca ise filografiyi de ahşap çivi ve tel olarak tanımlamak bir o kadar acımasızcadır.
Her sanat dalında olduğu gibi filografi sanatçısı sanat eğitimini; kişisel estetik ve yargı becerilerini, sanatsal heyecanlarını doğru biçimlerde esere yönlendirebilen bilgisel, bilişsel, duyusal ve duygusal olarak tüm birikim ve deneyimlerini tuvalinde ortaya çıkarandır. Filografi sanatçısı tüm bu estetik ve duygusal becerileri sentezleyebilmenin yanı sıra gerçek bir sabır şaheseridir.
Filografi sanatının ülkemizde tanınmasını sağlayan ve 45 yılını bu sanata ve eğitimine vakfeden duayen filografi ustası Saim Devrilmez’ dir. Kendisi sanatçı yetiştirmeyle ilgilenmez; şahsına münhasır yetiştirdiği her öğrencisini, yaratıcılığa yöneltip, onun yaratıcı güç ve potansiyelini eğitmek, estetik düşünce ve bilincini örgütlemek için çalışır. Filografi hakkında yazılmış tek eserin sahibi olan Saim Devrilmez’e göre filografi sanatı, güzel sanatların tüm alanlarını ve biçimlerini içine alan, atölyede ve atölye dışında devam eden bir hayat felsefesi eğitimidir. Filografi eğitiminin amacı, yapılmış olanları yineleyen değil, yeni şeyler yapabilme yeterlilikleri olan öğrencileri yetiştirmektir. Filografi eğitimindeki birikimin ürünü olan çağdaş ve klasik eserler filografi öğrencisinin bir bütün olarak sanatı anlaması, öğrenmesi iletişim ve etkileşime girmesi ile yaratıcı etkinliklerde bulunmasını içermekte ve böylece sanat eğitimi alanı yeni ve çağdaş bir nitelik kazanmaktadır.
Genel eğitim kapsamında filografi, öncelikle ahşap zemin üzerine yağlı boya, ebru, deri, pösteki veya kumaş ile zemin hazırlama çakma, bağlama, sarma, örme, germe, çevirme, gölgeleme ve sabitleme tekniklerini kullanarak, esere estetik ve kişilik kazandıran bir sanat dalıdır. Filografi eğitimi sürecinde; teknik atölye çalışmalarının yanı sıra algılama, bilgilenme, düşünme, tasarlama, yorumlama, ifade etme ve eleştirme davranışları, estetik ilkeler doğrultusunda edinilmelidir.

Filografi Aşamaları

Filografi sanatının özyapısı incelendiğinde, üç temel aşamadan oluştuğu görülür ’’zemin hazırlama, çakma, sarma’’ bu aşamalar filografi eğitiminin temel aşamalarıdır. Son yıllarda Filografi sergileri ve workshoplarda, sanatçılar hem bilgi birikimlerini ve hem de deneyimlerini filografi sanatının kendi klasik duruşuna sahip çıkarak, kişisel girişimlerle sanatın diğer alanları ile birleştirilerek ve farklı yorumlar katarak özgün eserler üretmektedirler.
Filografi klasik öz değerlerinden kopmadan, diğer sanat dalları ile birleştirilerek sanatsal ve kültürel değerlerine özgün yaklaşımlar getirilmektedir. Bu açıdan bakıldığında unutulmaya yüz tutmuş sanat dalları ile birleştirilen filografinin sanatsal gereksinimlere olan katkısı bu noktada dikkate alınmalıdır. Örnek olarak; ebru, hat, naht gibi sanatlarla sentezlenen eserler, klasik Türk sanatları ile birlikte bir arada kullanılarak yaratıcı düşüncenin ve farklı sanatsal anlatım şekillerinin ortaya çıkması sağlanmaktadır.

Filografi sanatında kullanılmaya başlanan özgün deneyimler filografi sanatını estetik bir kişilikte geliştirmiş öznelliği ve nesnelliği ile sanatseverlerde  zihinsel, duyusal, duygusal, ruhsal etkiler bırakmayı başarmış ve otoriteler tarafından çok olumlu eleştiriler almaya başlamıştır.
Özetle filografi sanatı, yaratıcılığın ön planda tutulduğu, her eserin özgün gelişimi ve eğilimleri paralelinde kendi hikâyelerinin oluştuğu, Filografi sanatçısının yaratıcı düşünce güçlerini ortaya çıkaracak, onları kalıplara sokmayacak, özgürce kendilerini ifade edebilecekleri bir sanat dalıdır.


6 yorum:

  1. Filografi sanatının gerçekten en zor sanat dallarından biri olduğunu düşünüyorum. Benim gibi yeteneksiz insanlar en azından bu sanatın seyrine dalıp hayat stresinden kurtulabiliyorlar.Lütfen televizyon başında geçirdiğimiz fuzuli zamanlarımızdan feragat edip sanata yüzümüzü dönelim. İçi boşaltılmış cyborg'lara dönüşmayelim.

    YanıtlaSil
  2. Ayrıca editöre de Filografi hakkında böyle güzel ve açıklayıcı bir makale yazdığı için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  3. slm bu sanatın hocası lazım gençlik merkezimizde ders verebilecek müsait eğitmen varmı acaba?

    YanıtlaSil
  4. Konu hakkında mail ve telefonla bilgilendirme yapılacaktır.

    YanıtlaSil
  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ummuhan hanım Küçükçekmece halk eğitim merkezi flografi sanatı hocası arıyor ben sizin aracılığınızla yönlendirebileceğimizi söyledim varsa ilgilenen arkadaş yönlendirirseniz seviniriz.

      Sil